Roma’da Balayı

Roma’da Balayı

Bu yazımız Roma’da balayı yapmak isteyen aşıklara geliyor.Yazarken bile heyacanlanıyor insan ne diyelim.

Öncelikle Roma’yı gez gez bitiremeyeceğinizi şimdiden söyleyelim:). Tarihi dokusu kadar, şehir hayatı, insanların mutlu ve rahat hayatı muhtemelen sizi çok etkileyecek ve 2-3 günlük kaçamaklarla tekrar tekrar gelmek isteyeceğiniz bir şehir olacak kuşkusuz.

17 Ağustos 2014 günü sabah THY uçuşu ile İstanbul Atatürk havalimanından Roma Fiumicino havalimanına ulaştık. Uçuş süresi 2,5 saate yakın sürüyor. Havalimanında valiz alma noktasındaki panolarda ücretsiz şehir haritaları mevcut, eğer yanınızda haritanız yoksa alabilirsiniz.

Şehir Merkezine Ulaşım

Valizlerinizi aldıktan sonra Roma merkezine ulaşmak için birçok ulaşım alternatifi mevcut. Leonardo Express adlı trene binebilir, 30dk içinde Roma Termini istasyonuna ulaşabilirsiniz. Havalimanındaki tabelaları kolay takip edilebilir yapmış İtalyanlar, kaybolmadan trenin kalktığı platforma ulaşabilirsiniz. Tren platformuna geldiğinizde biletinizi gişelerden ya da bilet makinalarından alabilirsiniz. 3 numaralı tren, istasyondan direk şehir merkezindeki Termini istasyonuna gidiyor. Trene binmeden önce biletinizi sarı renkli cihazlarda onaylatmayı unutmamanızı hatırlatırız. (Kişibaşı Ücret: 14€) Leonardo Express linki : http://www.trenitalia.com/tcom-en/Services/Fiumicino-Airport

Daha ucuz alternatif arayan gezginler için ise Havalimanı otobüslerini öneriyoruz. Havataş gibi çalışan birçok otobüs firması mevcut. Alandan çıkar çıkmaz sağ tarafta bekleyen otobüsleri göreceksiniz. Bu otobüsler her 20 dakikada bir Roma Termini istasyonunun hemen yanındaki kendi durağına gitmektedir.Yolculuk yaklaşık 50-55 dakika sürüyor. Bizim kullandığımız otobüs firmasının adı Terravision’du. Bu otobüs firması bilinen bir firma. O yüzden rahatlıkla tercih edebilirsiniz.(Kişibaşı ücret:5€) Biletinizi otobüse binerken muavinden satın alabilirsiniz. Tabi, Roma’nın çok turistik olması ve otobüs fiyatının tren fiyatının 3’te biri olmasından dolayı çok uzun bir kuyruk bekleme ihtimalinizi de buraya not edelim. Otobüs sırasına girme ve sıram gelsin bende valimizi vereyim mantığında işlemiyor pek. Biz çok şaşırmıştık, kalabalık ile beraber hızla valizlerinizi vermeye çalışın deriz. Ancak zamanınız kısıtlıysa treni tercih etmeniz daha doğru olacaktır. Terravision linki: http://www.terravision.eu/airport_transfer/bus-fiumicino-airport-rome/

 

Şehir içi Ulaşım

Evet sevgili gezginler, Terminiye vardınız J Geniş bir meydan karşılayacak sizi. 4 yanı farklı yollara açılan geniş bir meydan. Ve otobüslerin durduğu duraklar.Şimdi otelinize doğru gitmek için şehiriçi ulaşımda nasıl tercihler yapabilirsiniz ona bir bakalım.. Günlük-haftalık biletler alabilirsiniz. Roma tatilinizin süresine göre bilet seçenekleri mevcut. Sınırsız aktarma ve kullanım sağlayan günlük bilet 7 euro , haftalık bilet ise 18 euro. Güncel fiyatları bu linkten gitmeden bakabilirsiniz.Otobüs ve metro hatlarınında bilgiler için yine bu linkten faydalabilirsiniz.

http://www.atac.roma.it/page.asp?p=229

Roma’da konaklama

Hemen söyleyelim, her yer o kadar güzelki, hangi bölgeyi seçerseniz seçin memnun kalırsınız. Biz Via Nazionale caddesinde (geniş sağlı sollu alışveriş yapabilceğiniz bir yer) Rome Times hotelde kalmıştık. Balayı için gidiyorsanız, ve bizim gibi kaç kere balayı yapıyoruz biraz konforlu olsun diye düşünüyorsanız bu oteli tercih edebilirsiniz. Hem yeri, hem ulaşım imkanları ve özellikle genelde eski oteller bulunan Roma’da yeni yapılmış bir otel konseptinin olması bu oteli tercih edilebilir kılıyor.

Elbette birçok seçenek mevcut otel konusunda. Fiyatlar genelde ortalama gecelik 300-500 TL arasında değişmektedir. Heryere yürümeyi seviyorsanız ki Roma’da bunu seveceksiniz, merkezi bölgeler uygun olacaktır. Termini bölgesi ve çevresi birçok hostel’ın, otelin bulunduğu ortalama fiyatlara sahip bir bölge. Spagna, Piazza Navona, Kolezyum çevresi, Pantheon..vb gibi turistik mekanların çevresi de otellerle dolu. Fakat çok turistik olduğu için pahalı olacaktır. Bütçenize göre seçim yapmanızı öneririz. Roma öyle güzel biryerki, otelde çok az vakit geçiriyorsunuz, o nedenle otel harcaması bütçenizde yüklü bir yer kaplamaması önerilerimiz arasında:) Özellikle Roma’dan yakın lokasyon şehirlere gitmek isterseniz Termini istasyonuna yakın yerleride tercih edebilirsiniz.Toplu taşıma tercihiniz çok olacak ise, burası tüm metro ve otobüs hatlarının birleşme noktalarındandır.Merkezin tam içinde olmak istiyorum diyorsanız, Piazza di Spagna, Panteon, Kolezyum, Trevi Çeşmesi, yakınlarında çok fazla oda kahvaltı hosteller ve hotel seçenekleri bulabileceksiniz.

Roma’da Gezilecek Görülecek Yerler

Nereye baksanız tarih kokuyor Roma… Dolaşırken tarih ve şehrin birleşmiş olduğunu düşüneceksiniz. Heykeller, Çeşmeler, birçok görsel anıtlar şehrin her yerinde.Yorulmak yok yürümeye gezmeye bu şehirde şimdiden alışın deriz:)

Kısa ama güzel yerleri keşfe başlıyoruz:) Öncelikle, Roma’da görülecek çok yer olduğu için, tatil sürenize bağlı olarak gezilecek yerleri harita üzerinde saptayın ve birbirine yakın olan yerleri gruplayın. Böylece hem daha az koşturmuş olursunuz hem de daha verimli bir gezi olur. Gezeceğiniz tüm yerlerin –meydanlar bile- kalabalık olduğunu unutmayın:)

  • Piazza Venezia- Panteon – Piazza Navona- Campo de’ Fiori – Aşk Çeşmesi ( Fontana di Trevi)- Via Del Corso

Piazza Venezia’dan Piazza Popolo’ya kadar giden caddedir, Via del Corso. Çok hareketli, kalabalık, hep renklidir. Alışveriş yapmak için uygun olan cadde aynı zamanda birçok gezilecek yerinde kesisşim noktasıdır. Bu caddeye ulaşım için metro ya da otobüs (Otobüs no 70 /482) kullanabilirsiniz. Biz genelde otobüs kullanıyorduk. Piazza Venezia’yı arkanıza alıp Via del Corso’dan yürüdüğünüzde karşınıza tabelalar çıkacak Fontana di Trevi için sağa, Piazza Navona ve Pantheon için sola dönmeniz gerekiyor.

Piazza Venezia

Kocamaaaa…n bir meydan. Hemen meydanın ortasında, Vittoria Emnuella II anıtı tüm görkemi ile sizi karşılayacak. Otobüslerin en uğrak caddelerinden biri diyebiliriz. En meşhur ve hareketli Via del corso caddesine bu meydana gidince ulaşabilirsiniz.

Piazza Navona

Buranın havası sizi hemen içine alacak, sokak ressamları, sanatçıları, çeşitli cafelerdeki ambians ile oldukça hareketli bir meydan. Meydanın hareketli atmosferine kendinizi bırakın deriz. Özellikle ara sokaklarına girince işte o an hangi cafeye otursak diyeceksiniz. Sağlı sollu sizi karşılayan ve küçük masaları ile sıcak bir ortam içinde bulacaksınız kendinizi. Hangi kafeyi seçerseniz seçin, siz birşeyler yerken yada içerken, sokak çalgıcıları müzik eşiliğinde sizinle olacaklar ve keyfinize keyif katacaklar. Salaşlığın bu kadar şık durduğu başka bir şehir yok sanırımJ. Bölgenin tarihi önemine değinecek olursak; yaklaşık 300 yıllık geçmişi olan meydanda Bernini’nin dizayn ettiği “Fontana dei Quattro Fiumi”bulunyor. Bu çeşme, Mısır’lıları tasavvur eden bir dikilitaş ile Nil, Ganj, Tuna ve Plate nehirlerinin gücünü simgeliyor.

Fontana di Trevi ( Aşk çeşmesi )

Mutlaka dünyanın en ünlü çeşmesini duymuşsunuzdur, haydi hemen gidip görelim diyeceğiniz bir yer bizce. Rivayete göre arkanızı dönerek çeşmeye para atarsanız, dileğiniz kabul oluyor.. Aşk çeşmesinin etrafı gece gündüz hep kalabalık. Bu yeri hem gündüz hem akşam görmek gerekiyor. Her iki vakitte de ahengi farklı.. Etrafında dondurmacılar, restoranlar, kafeler, hediyelikçiler, şarap ve zeytinyağı satan dükkanlar.. kısacası ne ararsanız varJ Daracık sokaklarda yürürken emin olun ayaklarınız yerden kesilecek, büyülü bir atmosfer.. Bu çeşmeyi,1732 yılında Nicola Salvi adlı bir mimar tasarlamış.. Çeşmenin tam ortasındaki heykel “Denizler tanrısı Neptün”’ü tasvir ediyor.

 Pantheon

Tüm Pagan Roma imparatorlarına adanmış kilise.. Roma’da mutlaka gezilmesi gereken yerlerden biri de Pantheon…. 2000’li yılların gözüyle bakıldığında sade ve düz bir yapı olarak gözünüze çarpabilir. Oysaki tarih gözlüğümüzü takıp,M.S. 118-128 yıllarından bu yapıya baktığımızda o dönemlerde dünyada yer alan en büyük beton yapı olduğunu ve tam bir mimari baş yapıt olduğunu görüyor ve İmparator Hadrian ‘a bu sanat eserini kazandırdığı için teşekkür ediyoruz, saygılar. Yunanca bir kelime olan “Panteon”, yunan dilinde tüm tanrıların tapınağı anlamına geliyor. Kilisenin içinde ünlü İtalyan ressam Raffaello Santi’ninde mezarı yer almaktadır. Giriş ücretsiz ve etrafında oturabileceğinzi tamda italya’ya yakışır cafeler mevcut. Bu bölgenin sokakları tam fotoğraflık. Hem gece hem gündüz ziyaret etmenizi öneriyoruz.

  • Colosseum- Paletine- Roman Forum- Vittorio Emanuele II – Capitolini Müzesi

2. grup olarak adlandırdığımız bölgeyi gezerken önceliği Colosseum’a vermenizi öneririz. Kalabalık, bilet sırası derken çok vakit kaybetmemek adına, sabahın erken saatinde bu tarihi eseri gezerseniz, günün büyük bir bölümü size kalmış olacaktır. Daha sonra Piazza Venezia’ya doğru yol alıp, Vittorio Emanule gezilebilir. Emanule’den indiğiniz merdivenler sizi Capitolini müzesinin önünde çıkacak.

Colosseum –Roman Forum- Palatine

Bu 3 bölge iç içedir. Coloseum, Roman Forum ve Palatine bölgesini aynı günde arka arkaya gezmeniz zaman açısından size çok avantaj sağlayacaktır. Yanısıra, bir günlüğüne Roma İmparatorluğunun yönetildiği, yaşadığı yeri gezip, eski Romalılar gibi hissedeceksiniz kendinizi:)

Az önce bahsettiğimiz Piazza Venezia meydanından devam eden Krallar yolu denilen “Via dei Fori İmperiali” adlı caddenin devamında karşınıza çıkacak olan Colosseum, yaklaştıkça sizi heyecanlandıracak. Çok gösterişli bir yapı. Yıllar öncesinde böyle bir yapının inşa edilebilmiş olması ve günümüze kadar taşınması gerçekten muazzam. Colosseum, 2000 yıllık bir şaheser ve Roma’nın simgesi. Duvalarlarındaki çöküntüler depremler ve yağma gibi nedenlerden oluşmuş. Sabahın erken saatine ziyarete açılıyor. Güncel bilet fiyatları için aşağıdaki linkten faydalanabilirsiniz.

http://www.il-colosseo.it/en/informazioni-colosseo.php

Roman Forum ise; Piazza Venezia ve Colosseum arasında kalan bölgedir ve dünyanın en büyük arkeolojik alanıdır. Colosseumdan çıktığınızda bu bölgenin içinden çıkmış olacaksınız.Roman Forum alanından çıktığınız yer Vittorio Emanule bölgesidir, yani Piazza Venezia. Buradan yolun karşısına geçip Fori Imperial’yi gezebilir, fotoğrafını çekebilirsiniz. Bu bölgeyi tarif etmek gerekirse, sanki Efes antik kentini İzmir’in en işlek caddesinin ortasına koymuşlar gibi düşünebilirsiniz.

 

Palatine; Coloseum’ın karşısında yer alan bölgedir. Roma imparatorlarının o dönemlerde yaşadığı yerdır ve Rivayete göre Romulus ve Remus efsanesi de burada yaşamıştır.

Capitolini Museum

1734 yılında halka açılan, 2 binadan oluşan tarihi müze, içerisinde Yunan ve Roma İmparatorluklarına ait çeşitli tarihi eserleri içeriyor. Piazza del Campidoglio üzerinde birbirlerine bakan iki binadan oluşan bu müzeyi gezmek kişibaşı 15€. Müzenin terasında Roma şehrininde güzel manzarasını görebilceğiniz bir restoran bulunmaktadır.Ayrıca burada Romanın en önemli simgelerinden biri olan KURT heykeli sergisinide görebilirsiniz.Giriş ve detaylı bilgiler için linkten faydalanabilirsiniz.

http://en.museicapitolini.org/informazioni_pratiche/biglietti_e_videoguide

 

  • Vatikan- Sant’ Angelo Kalesi – İspanyol Merdivenleri (Spagna)- Piazza del Popolo

Vatikan gezinizi yapacağınız gün için ufak ama değerli bir önerimiz var. Erken kalkan yol alır sözünün hakkını verip, erkenden kalkın ve sabah 7:30-08:00 civarında Vatikan’ın önündeki kuyrukta yerinizi alın:) Aksi halde gününüzün yarsını sıra beklemekle kalan yarısını da kocaman Vatikan’ı koşturarak gezmek durumunda kalırsınız. Sanatsal görsellik, dini eserlerle dolu olan bu kiliseyi kabus gibi hatırlamanızı hiç istemeyiz, bizden söylemesi:)

Vatikan’a girmeyi başardıktan sonra, kapıdaki gişelerden biletinizi alabilirsiniz. ( Kişibaşı 16€) Aşağıdaki linkten güncel fiyatları kontrol edebilirsiniz. Aldığınız bilet “Sistine Chapel ve Raphael Rooms” için geçerli olacak. Bu geziniz de ( gezme stilinize bağlı olarak minimum 2-3 saat sürecektir. Tüm resimlerin tarihçesini okuyarak gezmeye çalışırsanız birkaç ayda ancak tamamlayabilirsiniz Vatikan’ı 🙂 Müze gezmeyi tamamladıktan sonra , St Peter’s Basilica ‘sına doğru hızlıca yol almanızı öneriyoruz. Basilica, Vatikan muzelerinin hemen çıkışında karşınıza çıkacaktır. Basilica’nın içini gezmek ücretsiz, fakat kilisenin gözlem terasına çıkmak ve St Peter’s meydanının fotoğrafını çekmek, Vatikan’a bir de kuşbaşı bakmak isterseniz cuzi bir ücret ödemeniz gerekiyor.

http://www.museivaticani.va/content/museivaticani/en/visita-i-musei/tariffe-e-biglietti.html

 

  

Minik notlar:

  1. Kilisenin içerisine girmek için bazı kurallar var; Kısa şort-etek, kolsuz bluz, yakası açık derin dekolteli bluzler, terlik..etc gibi kıyafetlerle içeri almıyorlar.
  2. Kilisenin gözlem terasına çıkmak istediğinizde, , yürüyerek veya asansörle olmak üzere iki bilet tipi alternatifi bulunuyor.Yürüyerek çıkmak asansör biletinin neredeyse yarısı olduğu için herkes yürüme opsiyonlu bileti alıyor. Fakat belirtmek isterizki çıkacağınız yer daracık ve basık. Kapalı ortamda duramayan, panik atak gibi rahatsızlıkları olan gezginlere hiç önermiyoruz. Çünkü bu merdivenleri çıkarken arkanızda ve önünüzde bir sürü insan olacak, geri dönmek isteseniz bile baya zorlanacaksınız. Hava girişi avuçiçi kadar pencerelerden sağlandığı içinde ortam çok sıcak. Biz yürüyerek çıkma opsiyonunu kullananlardanız. Bizim için çok zor olmadı, sıcaktan aşırı terlememizi saymazsak.

Castle Sant’ Angelo

St Peter’s Kilisesinden ayrıldıktan sonra “Via del Conciliazone” yolı boyunca yürümeye devam edin. Yolun sonunda Sant ‘ Angelo kalesi karşınıza çıkacak. Bu kale milattan sonra 130-139 yılları arasında inşa edilmiş. Tehlike durumu oluştuğunda , Vatikan’daki Papaların korunmak için geldiği yermiş. Vatikan ile Kale arasında yeraltından bağlantı varmış. Bir dönem hapishane olarak da kullanılan kale, şuan Roma’nın sayılı turistik görsellerinden birtanesidir.

Spagna

Castle Sant ‘ Angelo’yu gezdikten sonra, hemen önündeki köprüden yürüyerek nehri geçebilirsiniz. Geçtiğiniz bölgedeki ara sokaklara atın kendinizi. Roma’nın ünlü turistik yerlerinin gölgesinde kalmış bu daracık, sakin sokakları turlayın deriz. Aralarda küçük kahve molaları verebileceğiniz yerler mevcut. Hiç kaçırmayın bu fırsatı J Piazza Navona’ya çok yaklaştınızJ İsterseniz tekrar burada durup,iyi bir tiramisu-kahve arası verebilirsinizJ Piazza Navona’dan ayrıldıktan sonra tekrar Via del Corso’dan devam ettiğinizde Spagna yani İspanyol merdivenlerine ulaşacaksınız. İspanyol merdivenlerinin olduğu bölge aynı zamanda Roma’nın ünlü tasarımcılarına ait mağazaların olduğu ve dünyaca ünlü markaların mağazalarının yer aldığı bölgedir. Lüks alışveriş yapmak isteyen gezginler için en ideal bölge olduğunu söyleyebilirizJ. İspanyol merdivenlerine geri dönecek olursak, çiçeklerle süslenmiş 135 basamaktan oluşuyor..Merdivenlerden çıktığınızda kilise ( Monti ) tam karşınızda.

  • Trastevere- Santa Maria Trastevere Kilisesi- Campo de’ Fiori

Trastevere bölgesi, Roma’nın gezdiğiniz diğer bölgelerinin aksine sakin ve dingin. Yerel halka burada daha sık rastlamanız olası. Bu bölgedeki cadde ve sokakları turladıktan sonra bölgedeki en önemli kilise olan Santa Maria Kilisesine uğrayabilirsiniz. Kilise’nin açılış kapanış saatlerine bakıp gitmenizi tavsiye ederiz, çünkü günün her saati açık olmuyor.

Campo de’ Fiori; Keyifli zaman geçirebileceğiniz, öğlen yemek molası verip, dinlenebileceğiniz bir yer. Meydanda bulunan pazarı’da gezebilirsiniz. Bu pazardan mutfağınızı süslemek için renkli , dekoratif makarnalar alabilirsiniz. Campo de’ Fiori akşam da çok güzel oluyor. Şık bir restoran bölgesine dönüşüyor. Sakin ve huzurlu bir bölge. Ara sokaklarına dalıp keşifler yapmanızı, sessizce müşterilerini bekleyen designer giyim mağazalarına gözatabilirsiniz.

 

Yorucu olsada çok keyifli Roma ‘da Balayı gezisi tabiki bize yetmedi:) Kısa bir süre sonra tekrar geldik Roma’ya. Bu sefer Roma ve Floransa’yı gezdik. Roma- Floransa gezimizi anlattığımız, her gidişimizde başka keşifler yaşadığımız İtalya gezi yazımızı da okumanızı tavsiye ederiz.

Sevgiler,

Selin & Erman

Ne dersiniz, sizcede gezmek keyifli değilmi ama:)