Milano ve Como Gölü Gezisi

Moda’nın şehri Milano!

İlk başlarda Milano’ya gitme konusunda biraz tereddütlüydük. Çünkü Milano hakkında genel kanı, Milano’da gezecek görecek birşey olmadığı, sadece alışveriş için gidilebilinecek bir yer olduğu idi.. Milano’ya gidin görünki hiç de öyle sanıldığı gibi değil..

Sadece moda değil sanat ve tasarım şehri Milano.. Öyle bir şehir hayal edinki, göz zevkinizi bozan hiçbirşey yok? Normalde ilginizi çekmeyen tarzlar bile burada gözüne başka güzel görünüyor.. Çünkü Milano’lular her tasarımlarında estetiğe ve uyuma çok dikkat ediyorlar.. Milano’daki caddelerde karşılıklı bir çok mağaza göreceksiniz. Ne mağazası olduğunun hiçbir önemi yok inanın, sizi çeken mağaza vitrininin tasarımı olacak 🙂 Ve daha da ilginci hangisine bakacağınızı şaşıracaksınız diyebiliriz.

18-21 Mart tarihleri arasındaki 4 günlük gezimizde neler keşfettik, yedik içtik, gezdik gördük onlara değinelim şimdi birde..

Pegasus havayolları ile İstanbul Sabiha Gökçen havalimanından Milano Bergamo havalimanına ulaştık. Uçuş süresi 3 saate yakın sürüyor. Havalimanında valiz alma noktasındaki panolarda ücretsiz şehir haritaları mevcut, eğer yanınızda haritanız yoksa alabilirsiniz.

Şehir Merkezine Ulaşım

Valizlerinizi aldıktan sonra Milano merkezine ulaşmak için havalimanınından çıkar çıkmaz karşınıza çıkacak olan otobüsleri kullanabilirsiniz. Fiyat olarak en uygun ulaşım yolu olan otobüs yolculuğu yaklaşık 1 saat sürüyor ve kişibaşı 5€ gibi bir ücreti var. Biz terravision adlı bir otobüs firması ile gitmiştik. Firmanın web adresini incelemeniz için kopyalıyoruz. (http://www.terravision.eu/airport_transfer/bus-bergamo-airport-milan/) Bu firma dışında birçok otobüs firması da mevcut tabi. Tüm İtalya seyahatlerimizde genelde karşımıza bu firma çıktığı için midir bilinmez, bu firmayı görünce diğerlerini eliyoruz:) Otobüslerin hepsinin rotası ve fiyatları aynı. Bu nedenle yapacağınız otobüs firması seçiminin çok da bir önemi yok aslında. Otobüsler size Milano Bergamo havalimanında alıp, Milano Central Station (Ana tren istasyonu)’da indiriyorlar. Central Station, ulaşımla ilgili her konunun merkezi sayılabilir. İstasyona geldikten sonra kalacağınız otel yakınlarda ise yürüyebilirsiniz (yokuş yok, yollar düzgün:)), yakın değilse istasyonun içinde metro bağlantısı var.

Otobüs dışında tabi başka ulaşım alternatifleri de mevcut. Taksi ve özel transfer hizmetleri de kullanılabilir. Taksi ücreti 100 €’ya yakın, özel transfer hizmeti ise kişi başı 40-50€ civarında seyretmektedir.

Şehir içi Ulaşım

Evet sevgili gezginler, Milano’da günlük ulaşım kartına ihtiyacımız olur mu yoksa yürüyerek gezebilir miyiz diye sorduğunuzu duyar gibiyiz:) Bu durum şehrin neresinde konakladığınıza göre değişiyor açıkçası. Eğer Central station’a yakın konaklıyorsanız, şehir merkezine 15-20dk’lık yürüme mesafesinde olduğunuzu söylemeliyiz. (Orta tempo yürüyüş hızı ile) Bu durum ilk başlarda can sıkıcı olmayabilir fakat 2. 3. gün otelinize ulaşmak için bu kadar enerji kaybı sizi yorabilir. Biz Central Station’a yakın bir otelde konakladığımız ve gezi süresimiz kısa olduğu için vakti yollarda kaybetmemek amacıyla 2.gün itibariyle günlük bilet aldık. Milano’da Duomo’ya yakın merkezi bir bölgede konaklıyorsanız günlük bilet almanıza gerek yok. Sadece Central Station’a ulaşmak istediğiniz de tek binişlik bilet almanız yeterli olur. Daha net olması için, aşağıya Milano haritasını koyuyoruz.

Haritada “Hotel Glam Milano Centrale” bizim kaldığımız oteldi ve Central Station’ın tam karşısındaydı.

Tarihi kent merkezinin ise haritada  “Milan” yazısının çevresi olduğu düşünülürse aslında çok da yakın mesafeler olmadığı görülebiliyor. Tabi yine de karar siz sevgili gezginlerin:)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Günlük-haftalık biletler konusuna gelince, Mart’17 yani bizim tatilimizdeki fiyatlar şu şekildeydi: 1-günlük bilet 4,50€ , 2- günlük bilet 8,25€. Linkten en güncel fiyatlara ulaşabilirsiniz. https://www.atm.it/en/ViaggiaConNoi/TurismoMilano/Pages/Biglietti.aspx

Milano’da konaklama

Milano’da otellerin toplandığı belli başlı bir bölge yok açıkçası. Hemen hemen her yerde otellerin gecelik fiyatları da birbirine yakın, tabi lüks oteller zincirlerini hariç tuttuğumuzda.

Biz tatillerimizde genelde tren istasyonları ve şehir merkezi arasında kalan, her iki tarafa da ulaşımın kolay olduğu lokasyonları tercih ediyoruz. Bu nedenle de tercihimizi Central Station’ın karşısındaki “Glam Milano Otel”’den yana kullandık. Bu oteller zinciri İtalya genelinde yaygın olduğu için , İtalya ziyaretlerimizde tercih sebebimiz oluyor. Çünkü her şehirdeki zincir otelde standart aynı, temiz ve butik. Milano’dakinin ise artı özelliği akşam yemeğinin de olmasıydı. Bu sayede bir çok Milano lezzetini denemiş olduk. Buarada , diğer İtalya şehirlerinden farklı olarak, Milano’da bazı oteller oda+ kahvaltı+akşam yemeği hizmeti sunuyor. Fiyat-fayda açısından değerlendirdiğimizde Milano’ya bu konuda 10 üzerinden 10 verdik:)

Şehir merkezine yakın konaklama alternatifi olarak size “Brera” bölgesini önereceğiz. Nezih ve birçok yere yürüme mesafesinde.. Fakat bu bölgenin biraz pahalı bir bölge olduğunu önden belirtelim. Milano’lu öğrencilerin semti olan “Navigli bölgesi”, tatil bütçeniz kısıtlı ise konaklamayı tercih edebileceğiniz bölgelerden. Bölgede fiyatlar genel olarak daha uygun. Ayrıca akşamları İstanbul’un eski Asmalı Mescit’ine benzeyen bir eğlence ortamı mevcut. Navigli nehri boyunca karşılıklı sıralanmış birçok kafe ve restoran bulunuyor. Bu bölgede konaklamayı planlıyorsanız günlük ulaşım kartlarından almanızı öneririz:) Bunun dışında bir diğer alternatif ise “Buenos Aires caddesi” civarındaki oteller. Bu caddeyi Bağdat Caddesi gibi düşünebilirsiniz. Daima hareketli ve renkli. Üstelik şehrin birçok yerine de yakın.

Milano’da Gezilecek Görülecek Yerler

İtalya’nın her şehrinin kendine özgü bir tarzı var ve şüphesizki Milano tarz konusunda diğer tüm rakiplerine açık ara fark atıyor.. Milano’da kendinizi tarihle çok boğmamanızı öneriyoruz. Zira, şehrin size vermek istediği de bu değil. Şehir, göz zevkinizi yeniden gözden geçireceğiniz orjinal sanatsal tasarımlarla donatılmış. Tek yapmanız gereken bu tasarımların altındaki mesajı çözmek ve ruhunuzu zenginleştirmek:)

Duomo

Dünya’nın 2. Büyük Katolik kilisesi olan Duomo Milano’nun tam kalbinde yer alıyor. 3400 adet heykel bulunan kilisede en gösterişli olanı “La Madonnina” adlı Bakire Meryem’i tanımlayan heykeldir.Kilise Milano’nun merkezinde yer almaktadır ve metro ile ulaşım sağlayabilirsiniz.

The Last Supper – Leonardo da Vinci

Bu sanat harikasını görmek cidden çaba istiyor:) Ziyaretinizden çoookk önceden internet sayfasından biletinizi almanız gerekiyor. Biz maalesef gideceğimiz tarih arasında müsait bilet bulamadığımız için bu güzelliği göremedik.Size tavsiyemiz, uçak biletinizi alır almaz , Last Supper biletinizi de almanız. Eser, Santa Maria delle Grazie’de sergileniyor. “The Last Supper” 1495 yılında Leonardo da Vinci Maria delle Grazie’nin içindeki yemek odasının bir duvarında bu sanat eserine başlamıştır.1498 yılında ise tamamlamıştır. Eser, o dönemdeki Milano Dükü Ludovico Sforza adına yapılmıştır.

Galleria Vittorio Emanuele II

 

Duomo meydanında yer alan tarihi bir bina olan Emanule, yaklaşık 50-60 yıl süren inşaat dönemi sonrası 1867 yılında açılmıştır. Günümüzde lüks bir avm olarak kullanılıyor. İçerisindeki şık ambiyans gözlerinizi alacak.

Castello Sforzesco

 

Francesco Sforza, 1400’lü yıllarda Milano’nun askeri dehası olmuş, ülkeyi birçok düşman tehlikesine karşı korumuştur. Sforza’nın bu başarılarından sonra 1450 yılında ülkenin idari lideri de olmuştur. Sforza’nın emri ile yeniden tasarlanan ve inşa edilen kale, günümüzde müze olarak kullanılıyor. Kalenin arka kısmında kendisine ait bahçe- ormanı bulunuyor. Bu kaleyi sabah saatlerinde ziyaret edebilir, geziniz sonrası bahçesinde keyifli bir yürüyüş yapabilirsiniz.

Bölgeler : Buenos Aires Caddesi Navigli ve Brera

Buenos Aires caddesi karşılıklı mağazalardan oluşan, kalabalık , hareketli ve capcanlı bir cadde. Biz bu caddenin enerjisini çok sevdik ve hemen hemen her gün geldik. Şık kadınlar ve erkekler.. Sanırım tek spor giyimli kişiler bizdik:) Milano’lular giyim kuşamlarına çok özen gösteriyor. Her tarz giyimi en şık haliyle bu caddede görebilirsiniz:)

Alışveriş yapmak isteyen tüm gezginleri Corso Buenos Aires’e davet ediyoruz!

Akşam oldu ve canımız bir kadeh birşeyler içmek istedi. İşte tam da Navigli size göre ! Rahat, salaş mekanlar, uygun fiyatlar, lezzetli yiyecekler ve içecekler, e daha ne olsun:)

Brera eşittir NişantaşıJ Şık ve nezih mekanlar, değişik tasarımcıların ve ara sokak butiklerinin olduğu bölge. Akşam bir kafe –bar’a oturup, Milano’ya özel olan spritzlerden olan “Aperol”’ünüzü yudumlarken önünüzden geçen şık Milano’luları izleyebileceğiniz açık defilesi tadında bir lokasyon:)

Como Gölü Gezisi

1 günlüğüne de olsa Alp’lerin eteğinde bol oksijen ve huzurun kollarına bırakın kendinizi:)

Como golü gezimizi tam tarif eden cümle budur 🙂

Como golü’nü herkes çizme şekline benzetir, hakikaten de öyle. Bu çizmenin etrafında çeşitli kasabalar bulunuyor. Bu kasabalardan en ünlüleri Varenna, Como ve Bellaggio. Como kasabasında pek birşey yok açıkçası, o nedenle buraya zaman ayırmanızı tavsiye etmiyoruz. Onun yerine Bellagio’da daha uzun zaman geçirerek daha çok keyif alabilirsiniz.

Varenna- Bellaggio olarak planladığımız gezimizin ilk adımı olarak, Milano Central Station’da Trenitalia ofisinden Milano-Varenna biletimizi aldık. Aşağıdaki resimdeki gibi bileti açık bilet olarak veriyorlar. Varenna’ya gideceğiniz gün bileti istasyonda bulunan bilet okuma makinalarında okutmanız yeterli.

Bu sakin kasabaya sabahın erken saatlerinde gelmenizi şiddetle öneririz. Biz sabah 7 trenine binip geldik.Öncelikle belirtelimki, bineceğiniz tren birçok durağa uğrayacak ve her durakta sadece 5dk yolcu indirme-bindirme için duracak. Varenna’da bu duraklardan bir tanesi olacağı için trende yapılan anonslara kulak vermenizi öneririz. Yaklaşık 1,5 saat süren tren yolculuğundan sonra çok sakin, sessiz bir kasabada bulacaksınız kendinizi.Sizinle birlikte bu durakta inen pek çok kişi olacak. Bu nedenle pek kaybolma şansınız yok. Duraktan çıkar çıkmaz merkeze doğru giden yolu gösteren birçok işaret de sizinle beraber olacak.

Biz Varenne’ya sabahın erken saatlerinde geldiğimiz için tatlı bir sabah yürüyüşü yapıp ve kahvemizi içtikten sonra gölün kenarında bulunan bilet ofisinden Bellagio biletimizi aldık. Burada çeşitli alternatiflerde biletler satılıyor. Varenna- Bellaggio arası, Varenna-Como- Bellaggio..vb Siz gezmek istediğiniz tüm kasabaları belirleyip bu bilet alternatiflerini tercih edebilirsiniz. Biz gezimizde Varenna ve Bellaggio’ya vakit ayırdık.

Bellaggio, tüm kasabalar içinde en turistik ve cazibe sahibi olan diyebiliriz. Aslına bakarsanız bu kasabaların hemen hepsi aynı doğa güzelliğine sahip. Fakat bir gezgin olarak sizin, yeme-içme, keyif, görsellik..vb gibi ihtiyaçlarınızı en iyi Bellaggio karşılayacaktır.Bellaggio’nun daracık sokaklarında mini bir gezinti yaptıktan sonra göl kenarındaki kafelerde bir kadeh şarap ve Milano’nun ünlü “aperetivo” (atıştırmalık) kültürüne dahil olabilirsiniz:)

 

Minik not: Como gölü çevresinin Milano’ya göre biraz daha serin olduğunu da belirtelim.

İyi gezmeler & Sevgiler,

Selin & Erman

Ne dersiniz, sizcede gezmek keyifli değilmi ama:)